GönderenKonu: geçmişten günümüze  (Okunma sayısı 1468 defa)

eski başkan

  • Site Yöneticisi
  • İleti: 6
  • Üyelik Tarihi: 01-02-2012
geçmişten günümüze
Tarih : 18-12-2012 Saat : 12:22

CANLANSIN HATIRALARINIZ

Tekkedeyim dostlar bu gün yine, gizlice sessizce,

 Kimse farkında değil, dolaştım tekkeyi baştan başa,

Selam verdim ecdadıma, rahmetliye, yaşlıya gence,

 Her şey eskisi gibi, her şey yerli yerinde, bu gün köyde.

Bir farkı var dostlar tekkenin, bu gününün dünden,

 Bu gün daha ışıl, daha yeşil, cıvıl cıvıl, pırıl pırıl.

Dedim ya, kimse farkında değil, gizliden gizli den,

 Dolaştım tekkeyi bu gün, bakın kimler var tekkede

Bakalım köyde neler var neler yok bizden habersiz,

 Dolaşalım kapı kapı, kim ne yapıyor köyden bi haberiz,

Bu gün başka başka kimlerle karşılaşacağız köyde,

 Şöyle köyün merkezinden yavaş yavaş çıkalım yola,

Yapa yalnız sessizce, kimsesiz, ilk durağım cami kapısı,

 Ne gelirse bu gün başıma, uğur ola hayır ola.


Bakın geliyor işte, aksakallı, nur yüzlü, çift bastonlu,

 Sanki, yeri ezmesin bastonum dercesine, yavaş yavaş,

Sessiz sessiz, taş döşenmiş oda kapısından yukarı,

 Belli ki vakit yaklaştı geliyor camiye, bekleyenler var orda,

Biraz nasihat, biraz muhabbet istiyorlar hep ondan,

 İşte geldi eli öpülesi, ABDULLAH HALİFE rahmetullahi ecmain.

 

Buyurun  bakın kimler var o caminin kapısında,

MUDAHHAR  hoca beyaz abanisi, siyah mesi yarı beden yeleğiyle,

Feta İBRAHİM siyah fesiyle, ayağında derby lastiği,

 doşgil ABDULLAH  sol elinde armut değneği, sağ elinde tesbihi ile

gorucu İBRAHİM, sarı sarığıyla, laflanıyorlardı geçmişten,

 Hatıp HASAN,oğlu ÖMER ve ALİ  oturmuşlar kara üzümün dibine,

muhabbet koyu  dinleniyor can kulağıyla  sanki.

TEMELŞIH, taflanın dibinde yarı uzanmış, belliki yorgun,

 Oğlu İBRAHİM ve imam HÜSEYİN ak sakallı gine başucunda,

MEHMET emi daha yeni dönmüştü, belli ki fransadan,

 HAVVA hala elinde tesbih, serentinin altında sarılmıştı oğluna,

 

Kadı MEHMET, Muhtar HASAN, Muhtar AHMET, topal OSMAN ,

 civil HÜSEYİN, Ablagilin MEHMET emi. Kara MEHMET, oğlu ALİ,

Çakır NURİ, MUSTAFAŞIH, güdül MEHMET halga olmuş, orta dudun dibine,

 Anlatıyor HÜSEYİN  amca, arabistan çok sıcaktı,

dayanılacak gibi değil, o yüzden kesin dönüş yaptım diye.

MUSTAFAŞIH namıdiğer KAMBERAĞA ağa  o köyün dert babası,

dert ortağı karagün dostu değimliydi kamberağa, 

 o beyaz hoterinin altına benide alsan kıskanırdı herkes bana,

 

Civil MEHMET, GASİMAĞA, İBRAHİMAĞA, ABDULLAH emi,

 FEVZİ emi oturmuşlar küp armudun dibine,

 MEHMET emi anlatıyordu, çobanlık anılarını, yayladan ve köyden. 

 İBRAHİM ağa atını çekmişti yine, eski mektebin kapısına, 

MUSTAFAŞIH  dayı yine sigarası dudağında,

 çöpür papağı başında  çökmüştü bir kenara, 

ALİ dede yalnız geldi zannettim  namaza yanılmışın, 

 EMİNE hala oturmuştu serentinin altına 

 

Kara incir ,yayvan yapaklarıyla örtmüştü üstlerini,

 Bir bilseniz kimler vardı  altında, bilseniz kimler,

Cindilinin İBRAHİM ayakta, köşeli kasketi hala başında,

 ceketinin altında belliydi yine, o şanlı namlı silahı,

Yanında AHMET abi İstanbul dan gelmiş laflanıyorlar,

 sanki İstanbul un en yakışıklısı en delikanlısı o idi.

Yine kafa kafaya vermişler, YILMAZ  abi, RASİM  abi,

 Belliki dernekti konuları, ikiside sitemkar,

 

Dilsiz OSMAN hey gidi eski günler hey dedirtiyor insana,

 anlamasada hep muhabbetin içindeydi sanki,

 

Veyti HASAN, veyti HÜSEYİN, başbaşa kafa kafaya vermişler,

 yarınki düğünün, sandığını taşıyacakmış HÜSEYİN emi ,

yukardan aşağı bir ses geliyor, buda HASAN emi,

 herhalde yine lastiğini ters giymiş, peşinde ki bizim ADEM,

hiç olurmu unutmak seni kardeşim ADEM,

 senden sonra, bizde unuttuk inan, çocukluğumuzu.

 

Park etmiş elmanın dibine, merak ettim kim bu diye,

 namaz çıkışı gördümki HALİL, herhalde motorla gelmişti,

 gebzeden kalan hasretimi, gidermiş oldum ben de HALİL le.

 

TEMEL abi, motorunu bırakmıştı çeşmenin üzerine,

Belikli bitmemişti odun yine gidilecekti namaz sonu,

GÜLİZAR hala,nede güzel hazırlamış azığını uşağının,

 Afiyet olsun TEMEL abi, Allah bol bereket versin,

dükkanın önden geçerken bi şeker verirsin demi.

 

ALİ  dede,yavaş yavaş geliyor ta kaya başından,

 Duruşu, yürüyüşü,sanki, sanki onsekizlik delikanlı,

ABDULLAH emi, eşeğiyle yoldaş olmuş geliyorlar beraber,

 HAVA hala yine beş metre geride.

ABEY dayı çok yorulmuş, nefes nefese geliyor çukurdan,

 KADİR emi biraz daha yavaş, oda yaştan olsa gerek,

ALİ emi belliki yalnız geliyor kurt kuyusundan,alel acele,

Ceketinide atmışki omuzuna, oda yetişecek namaza,

artık ıssız bir yer oldu şimşirli oluk ali emi senden sonra.

NURİ emi daha erken gelmiş, yaslanmıştı hurma ağacına,

 

 ALİ emi yine ip omzunda, HACIHANİM hala yine peşinde,

Soramadım ki, nereye gideceklerdi namaz sonu,

Nevize hala yine pencerede bakıyor gelen geçene,

Topal Osman amca kolları sıbatlamış, merdiven başında

 

MEHMET emi yaslanmış değneğine, ince sakallı gine, 

 ALİÇAVUŞ, çekilmiş bir köşeye yontuyor bastonunu,

Hattidüzü malum uzak yer her zaman göremezdik,

 Mustafa amca neredeyse tanıyamayacaktın seni,

 Sesinden aldım keşke AYŞE halayıda görebilsem gelmişken

Yaylada inek ararkenki sesinin çamlardaki yankısı hala kulağımda

ALİM dayı bu ne hız ne acele, hamide hala kalmış geride,

 Nereye demeden, civil SELME ye gidiyordum demesin mi,

SIDDIKE hala süpürmüş toplamış ev arkasında  gazeli,

 FADİME hala da inmiş yanına ala enik yine yanında

Görseydi beni yakalardı yine paçalarımdan,

DUDU teyze ne düşünüyorsun çeşmenin taşına oturdun da böyle,

Mehmet dedeyi yolcu ettin belikli namaza,

 

Hep adını duyardım mertlik ve delikanlılıklarda,

Ahmet emi çok aradım seni ama bulamadım,

 çok vurdum  kapatmıştınız açtıramadım kapıları.

Çok oldu buralardan gideli albaşgiller dediler,

 

Tam o saatte, bir çay kokusu tutmuştuki ortalığı,

 Bir de ne göreyim, işte babam, benim babam,

 HÜSEYİN babam RİZE den geliyordu, sırtında bir çuval çay,

 Çuvalı attı hemen yere, dönü verdi beni görmeden abdese,

 

MUSTAFA emi yaslanmış, ceviz ağacına ak sakallı gine,

 yaşlılık vurmuş belli, iki eliyle yüklenmişti bastonuna,

SALİH emi çökmüş bir köşeye, kasketi yine yan gine,

 kucağına almış torununu bir eli kafasını okşarcasına,

Evet şimdi hatırladım yeğenim ALİ evet ALİ,

Bacağında çıka bir sakattı sebebi sadece dedi doktorlar

 genç yaşta ayrılmıştı bizden yarası hala sızlar hatırladıkça.

 

Yaklaştım bir gurup kalabalığa, herkes sıra ile sarılıyor,

 Dikkat ettim kim bu diye, AHMET emi, ta kızıl çukurdan,

İSMAİL emi hep yanında bilirim yalnız bırakmazdı hiç,

 yaylaya da beraber gider gelirlerdi,

Erinmemiş, yorulmamış, bu gün için gelmişlerdi köye,

 EMİNE halam ve gelin FADİME, sarıldılar birbirlerine,

Sanki kırk yıldır görüşmemişler, bu nasıl hasretti böyle,

 mutlaka uğrarlar şimdi minnet kızı ZEKİYE anamın yanına

Büyük ana büyük ana baksam yine yastık altlarında,

 şeker bizküvi elma portakal varmı bana.

 

Beyaz at geldi durdu, odun yüküyle,yolda,

 kim var dersiniz peşinde, ESME hala ve ZEYNEP yenge birlikte,

 Tanıdım odunundan, alabuzundan yüklemişler,birer taraf,

 yaykın odunu kesin,alabuzundaki kışladan,

 

Cıvıl cıvıl pırıl pırıl bu gün, bambaşka bir gün bu gün,

 ceviz yaprakları kaplamış yolları, sanki geçit vermiyor,

dereyanı şırıl şırıl, pırıl pırıl, dur gitme kana kana iç diyor,

elmalar düşüyor teker teker, pekmez kazanı her kapıda tütüyor,

FATMA hala doldurmuş kaplarını dereyanından,

 bir testi birde bakraç duruyor tası taşın üstünde

ALİ  dayı uzun paltosu bir sağa bir sola savrula savrula, 

 Dereyenında almış abdesti gidiyordu namaza,

nerde bilmem ekmek pişmiş, bir bilseniz nasıl da kokuyor,

bastırıyor sanki fırındaki armut kurusunu,

 

bu gün kuşlar,dut ağaçlarından üzüme, üzümden taflana,

 nasılda şenlendiriyorlardı, görseniz cami kapısını,

Kimler yokki bu gün köyde,Cuma vakit bekleniyor

 hayat bu gün dünkünden  tamamen farklı

 

CUHAGİL hala bir elinde ayran tası, uzatıyor pencereden,

 Gelin FADİME,yine süpürge elinde, süpürmüştü camiyi,

Ocak evi misafirsiz olmaz orayıda bir elden geçireyim,

 Sonra yemek verilecek,uzaktan gelen misafir cemaate,

EMİNE hala  bakır ibrikle,su veriyor,abdesti olmayana, 

 MEHMET dede koyunlara da bakıryordu cami önünde

 

Korucu gelini yine çorap, çöcü kızı ana çöpür kazak örüyordu,

 HACCA yenge öğütmüş zahrasını  geliyor değirmenden,

yüzünde terler boncuk boncuk çıkacak ta hattidüzüne,

gırcagızı HACCA ana  bu gün  bayram gibiydi  ona,

 oturmuş duvara şeker dağıtıyordu çocuklara.

Duyuramadım çok bağırdım banada banada

Azime hala oturuyorsun evin kapısında hala,

Mehmet amca çıkmış cami kapısına  

cindili HAVA,ZEKİYE düşmüşler alabuzundan aşağı  yola

 hava hala kuşagında ne vardı ne olur bi söylesene bana,

SENEM teyze gidiyor alabuzuna girebiyi vurmuştu beline,

cındık EMİNE hala, her yere yetişiyordun bu halinle,

yine kime ebelik yapmış, geliyordu doğumdan.

AZİZE yenge, nasıl da otutturmuş büyük gügümü beline,

al yazmasınası başında,karalastik,nasılda yakışmıştı ayağına,

NAFİYE hala ne var o tabakta sıcak sıcak buğuluyor,

nereye gittiğini söylesende bizde gelsek oraya,

Odakapısına  indim, HAKKIKIZI  ana iki kat olmuş beli,

yinede meydan okurcasına yıllara,hala uğraşıyordu tarlada,

ZEHRA yenge geliyor ev altından beri taştan taşa basa basa,

eteğinde elma var dedim içimden beni görsede verse,

Liman teyzede oda kapısında durmuş yolun kenarına,

Abdullah emi eğilmiş çeşmeye başlamıştı abdest almaya.

 

Ev altından geçiyordum üstteki sesi tanımazmıyım,

ALİ emi  unutulurmu hiç kırık çıkık olsa kim bakardı bize,

ben çıkıyorum namaza sende git çukura  malı alaflamaya diyordu, 

kime mi tabiî ki çaraklı  HAÇÇA teyzeye.

EMİNE hala önüm sıra gidiyor yavaş yavaş bir elinde bakraç,

koltuğunda bir bağ sap. verecek ineklere

içme suyu ah içme suyu, EMİNE halam eli belinde,

herkes bilir onu, gelin gibi duruyordu karşımda,

ZEYNEP hala içerden duyuyorum MUSTAFA MUSTAFA diye sesleniyor,

 Belikli MUSTAFA amca gitmişti namaza, 

 SELME  hala,her armut düşüşünde çıkıyor pencereye,

 HÜSEYİN amca merdivene bırakmıştı elindeki  girebiyi,

 baktım karşı tarafa ZEYNEP yenge, tarlasında evin önünde,

dallamış pancarı almıştı koltuğunun altına,

HAVİSE  yengede gelmiş almandan,ya dolma dürülecek,

yada mısır yarmalı hopcun, pişirilecekti yine,

hey gidi hey eski günler hey ,oturmuş içme suyunda  armudun dibine, 

HAYRİYE ye hala yine her zamanki gibi,dedim içimden,

bize uğrasan da şekerli yoğurt yanına mısır ekmegi,

doğrasak ta yesek varmı bundan ala yemek,

ZEYNEP ana ZADE hala ve gelin Fadime giyinmiş kuşanmışlar,

çöplerin boğazda bir nefes alalım, her zaman gelemiyoruz.

Ocak evini ziyaretten sonra konu komşu uğrayalım,

 öyle döneriz köyden diyorlardı birbirlerine

Fadime abla Allah bereketini artırsın aşure pişirmiş getirmiş,

 Hazırlamışlar kapları cuma sonu dağıtacakmış esme ile Gülşen

Her biri periler gibi,hizmet için  dönüyorlardı ortada,

 

Dedim ya kimse farkında değil, dolaştım tekkeyi baştan başa,

Sessizce gizlice köyde,bir mübarek Cuma günü,

 

Şiirin hala dillerimizde şirin tekke diye Aliosman enişte

Gözlerim hep aradı durdu bir türlü bulamadım,

Hani çocukluğumuzda hepimiz tanırdık ve beklerdik onu,

Her yıl kalemsiz deftersiz gelmezdin köye,

Şimdi görseydim seni o sevinci yaşatsaydın gine bana

 

Vakit iyice yaklaştı, bende aldım abdestimi, girdim camiye

ön safta baktım, kimi beyaz, kimi siyah, hepte sakallı,

İmam HÜSEYİN  okudu ezanı, ama nasıl bir ses nasıl bir ezan ki bu,

sanki kabe de okunuyormuş gibi,seda veriyordu dağlara taşlara,

Beyaz,sarı, siyah,sarıklı dedeler,karışmıştı birbirine,Tanıyamadım,

çok önceki dedelerimiz,isimleri dahi unutulmuş,

HACI ABDULLAH halife kıldırıyordu namazı,

 imam HÜSEYİN hemen arkasında,

 müezzin mi tabiki MUDAHHAR  hoca.

 

Böyle idi bu gün tekke, o dostluklar o kardeşlikler o samimiyet,

sanki onlarla gitmişti ebedi aleme, Mevlam hepsine rahmet eyleye.

İşte getirdim evlerinize, büyüklerinizi, sevdiklerinizi,

Canlansın hatıralarımız, gözlerinize yaş dolsa da,

Biliyorum arkamdan kiminiz gülecek, kiminiz hüzünlenecek

Kiminiz yine tırlattı bu adam diyecek,

Kim ne derse desin, ben emek verdim.gayette rahat ve memnunum.

istemem kimseden ne takdir ne teşekkür.

Yasin i şerif, üç ihlas, bir fatiha, hemen okuyun ruhlarına,

 Teşekkür etmiş olursunuz, ancak böylelikle bana.

 

1   Mudahhar hoca 41   Halil 82   Azime
2   Feta İbrahim 42   Temel abi 82   Azimenin Mehmet
3   Doşgil Abdullah 43   Gülüzar hala 83   Cindili hava 
4   Gorucu İbrahim 44   Ablagilin Hacıali 84    Veytilerin Zekiye
5   Hatıp hasan 45   ablagilin abdulla 85   Senem
6   hatıbım Ömer 46   Hava yenge 86   Cındık emine
7   hatıbın Ali 47    çöoğlu Abey 87    Cindilinin Azize
8   Temelşıh 48   Çöpoğlu Ali 88   Nafiye hala
9   temelşıhın İbrahim 49   Kadir emi 89   Hakkıkızı ana
10   temelşıhın İmam Hüseyin 50    çöpoğlu Nuri 90   Zehra hala
11   Mehmet 51    osmanağagilin Ali 91   Alişannı
12   hava hala 52   Hacıhanim 92   Çaraklı Hacca yenge
13   Kadı Mehmet 53    ömerağilin Mehmet 93   Muhtargarısı emine hala
14   Muhtar hasan 54   Ali çavuş 94   Emine hala
15   Muhtar Ahmet 55   Alo isin 95   Zeynep hala
16   topal osmanağa 56   Ayşe yenge 96   Mustafa emi
17   Civil Hüseyin 57   Alim dayı 97   Civil semle
18   Ablagilin Mehmet 58   Hamide hala 98   Havise abla
19   Kara Mehmet 59   Sıddige yenge 99   Zeynep yenge
20   karamemedin Ali 60   temellerin Fadime hala 100   Ali dayı
21   Çakırnuri 61   Şıhların Dudu hala 101   Hayriye hala
22   Mustafaşıh 62   Albaşgilin amet dayı 102   Çöplerin Zeynep hala
23   Hüseyin 63   Babam Hüseyin 103    çöğlerin Zade yenge
24   Civil Mehmet 64   Mustafa emi 104   Çöplerin gelin Fadime 
25   Gasimağa 65   Salih 105    Muhtarın eşi Fadime abla
26   İbrahim ağa 66   Yegenim ali 106   temellerin Esme abla
27   Fevzi 67   Ahmet emi 107   Temellerin Gülşen abla
28   Abaş Abdullah 68   İsmail abi 108    Güdül mehmet
29   Mustafaşıh 69   Emine hala 109    gorucu gelini Fadime hala
30   Hacının ali 70   Gelin Fadime 110    hacıların emine hala
31   Emine hala 71   Minnet kızı zekiye anan 111    hacıkadın hala
32   Cindilinin İbrahim 72   Esme yenge 112    hava hala
33   Hakimin Ahmet 73   Zeynep yenge 113  

 karamemedin babası

ali

34   Yılmaz 74   Fatma hala 114    çöcükızı
35   Rasim 75   Ömerağan ali 115    zennişan yenge
36   Dilsiz Osman 76   Cuhagil hala 116    cindilinin talip dayı
37   Veyti hasan 77   Muslu gelini emine hala 117  

 ablaginin osmanın 

babası

38   Hüseyin 78   Mehmet emi 118    liman teyze
39   Hasan 79   Fetan hacca yenge 119    
40   Adem 80   Gırcakızı hacca 120   Ablagilin alinin babası